
Bir dönem sona ermiş, bir genel kurul yapılmış, ardından alkışlar, tebessümler, hatıra fotoğrafları… Manşetlerde ise kocaman bir başlık: “Kulüpler Birliği Başkanı güven tazeledi!”
Ne güzel cümle değil mi?
Kulağa da hoş geliyor, göze de.
Ama gelin biraz düşünelim; hangi güven, kimden, kime, ne kadar tazelendi?
Birliğin 140 üyesi var deniyor. Genel kurula katılanlar? 20, bilemedin 25 kişi.
Yani bir apartman toplantısından hallice bir kalabalık. Şimdi bu tabloya bakınca, gerçekten “güven tazelendi” diyebilir miyiz? Yoksa bu olsa olsa “koltuğa yeniden oturdu” mu demek daha yerinde olur?
İşin özüne bakarsak, güven tazelemek büyük bir laf. “Güven” dediğin şey, kalabalığın ortak sesidir, çoğunluğun vicdanıdır.
Oysa burada çoğunluk bir kenarda çayını yudumlarken, azınlık “sen iyisin başkan, devam et” demiş. Eh, bu durumda olan şey güven tazelemek değil, olsa olsa “üst kademeden onay” almak olur. Yani hani derler ya: “Sen bizdensin.”
Bir de işin komik tarafı var tabii.
Bazı çevrelerde katılım az olunca “ilgi düşük” denir.
Ama bu tarz toplantılarda az katılım birden “seçime sükûnet hâkimdi” olarak çevrilir.
Ne güzel değil mi? Kelimelerin makyaj gücü!
Üstelik, 140 üyenin 120’si gelmemişse, bu da bir mesaj değil midir?
Belki de “artık değişim zamanı” demek istediler…
Ama bizde öyle olmaz.
Bizde, gelen az olunca “güven tazelendi,”
hiç gelmeyince de “oy birliğiyle seçildi” denir!
Hadi diyelim ki başkan kötü biri değil, hatta iyi işler de yaptı.
Ama mesele kişiler değil, katılımın ruhu.
Birliğin gücü, sadece başkanın değil, üyelerin varlığıyla ölçülür.
25 kişiyle alınan karar, 115 kişinin sessizliğinde kaybolur.
Yine de, adet yerini bulsun diyelim:
Hayırlı olsun, yolu açık olsun Sayın Başkan Ali Tonta ‘nın…
Ama şu da bilinsin ki; güven tazelemek sadece sandalyeye oturmakla olmaz.
Güven, vicdanlarda yeniden yer bulmakla olur.
Bir gün gerçekten salonda 140 üyenin 100’ü el kaldırırsa, işte o zaman “güven tazelendi” deriz, hem de gönül rahatlığıyla.
O zamana kadar ise…
Bu olan bitene “güven tazelemek” değil, olsa olsa “sandalye cilalamak” denir.