Silivri’de siyaset gerçekten sahada mı yapılıyor?Yoksa hâlâ masa başında çizilen planlarla, sosyal medyada verilen pozlarla mı yürütülüyor?
Geçtiğimiz günlerde bu soruları ortaya koyduk.
Bugün ise biraz daha derine inelim… Çünkü artık bu mesele “kim ne yaptı” meselesinden çıkmış, “kim gerçekten var” meselesine dönüşmüştür.Önce gerçeği kabul edelim:
Silivri halkı çok şey istemiyor.Ne büyük projeler, ne ulaşılmaz vaatler…
Vatandaşın beklentisi aslında son derece sade:Kapısını çalan, dükkânına uğrayan, derdini dinleyen bir yönetici görmek istiyor.Hepsi bu.
Ama ne yazık ki bu kadar basit bir beklenti bile karşılık bulmakta zorlanıyor.
Bugün Silivri sokaklarında dolaşın…Bir esnafa sorun:“Meclis üyelerinden kim geliyor?” diye…Alacağınız cevap çoğu zaman ya bir iki isim olur ya da derin bir sessizlik…
İşte mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü siyaset sadece meclis salonunda yapılan konuşmalardan ibaret değildir.
Siyaset; sokakta, pazarda, kahvede, çarşıda yapılan bir iştir.
Ama görünen o ki…Birçok meclis üyesi için siyaset, ayda iki kez yapılan toplantıdan ibaret kalmış durumda.Toplantıya katıl, el kaldır, gündemi geçir…
Sonra ortadan kaybol.
Peki ya sonrası?
Silivri halkı meclis toplantılarını takip ediyor. Kim ne demiş, kim neye evet demiş, kim sessiz kalmış…
Bunlar artık gizli değil.Ama vatandaş şunu soruyor:
“Mecliste konuşuyorsun da, sokakta neden yoksun?”
Daha da önemlisi…“Bizim derdimizi gerçekten biliyor musun?”Çünkü sahaya çıkmadan, insanın gözünün içine bakmadan, o derdi anlamak mümkün değil.
Bugün Silivri’de bir gerçek var:
Sahada olanla olmayan artık net şekilde ayrışıyor.Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar isim, gerçekten halkın içinde.
Onlar; dükkâna giriyor, çay içiyor, dinliyor, not alıyor, bazen çözüm üretiyor, bazen sadece yanında oluyor.
Ama geri kalanlar?Onlar daha çok fotoğraflarda var.
Açılışlarda, protokolde, sosyal medyada…Ama sokakta?Yok.
Ve artık bu durum vatandaşın gözünden kaçmıyor.
Bakın açık söyleyelim…Seçim zamanı herkes sahada.Herkes kapı kapı geziyor.Herkes “yanınızdayız” diyor.Peki seçim bittikten sonra ne oluyor?
İşte Silivri halkının asıl kırıldığı yer tam burası.
Çünkü insanlar sadece oy zamanı hatırlanmak istemiyor.Sadece seçimden seçime değer görmek istemiyor.
Bu şehirde yaşayan herkesin ortak bir beklentisi var:
Süreklilik. Samimiyet. Gerçek temas.
Evet, herkesin işi gücü var. Kimse 24 saat siyaset yapsın demiyoruz. Ama haftada bir gün, olmadı ayda birkaç gün sahaya inmek, insanlarla bir araya gelmek bu kadar zor olmamalı.
Bir esnafın kapısını çalıp:“Nasıl gidiyor?” demek…
Bir vatandaşın derdini dinlemek…
Bir kahve içip hal hatır sormak…
Bunlar küçük şeyler gibi görünebilir. Ama aslında siyasetin en büyük gücü tam da burada saklıdır.Çünkü bu şehir hâlâ vefayı bilir.
Hâlâ samimiyeti hisseder.Hâlâ kimin gerçekten yanında olduğunu unutmaz.
“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” derler ya…Silivri’de bu söz hâlâ geçerliliğini koruyor.
Ama ne yazık ki bazıları bunu unutmuş gibi davranıyor.
Şimdi gelelim en kritik soruya:
İktidar ve muhalefet fark ediyor mu?Açıkçası tablo çok da farklı değil.Her iki tarafta da sahada olanlar var, olmayanlar var. Ama genel tabloya baktığımızda…Sahadaki eksiklik göz ardı edilemeyecek kadar büyük.
Meclis dışında düzenlenen birkaç program, birkaç ziyaret…
Bunlar yeterli değil.Çünkü vatandaş artık “program siyaseti” değil, “sürekli temas siyaseti” istiyor.Sadece davet edilen yerlere gitmekle bu iş olmaz.
Önemli olan davetsiz gidebilmek…Kapıyı çalabilmek…
Sokakta yürüyebilmek…
İşte siyaset tam da burada başlar.Bugün Silivri’de sessiz kalan meclis üyeleri var.
Ne mecliste sesini duyuyoruz, ne sahada izine rastlıyoruz.
Siyaset görünmeden yapılmaz.
Siyaset halktan koparak hiç yapılmaz.
Ve şunu artık herkes bilmeli:Bu şehir izliyor.
Kim nerede?
Kim ne yapıyor?
Kim gerçekten çalışıyor, kim sadece görüntü veriyor?
Hepsi kayıt altında…
Belki bir deftere değil ama insanların hafızasına.Ve o hafıza sandık günü geldiğinde hiç yanılmaz.
Silivri’de siyaset artık değişmek zorunda.Masa başından kalkıp sokağa inmek zorunda.
Fotoğraf vermekten çıkıp gerçekten temas kurmak zorunda.
Gönül Güleç/ Haberegel34.com