h Dolar 45,4417 % 0.03
h Euro 53,3729 % 0.03
h Altın (Gr) 6.872,70 %0,38
a

“ASIL ENGEL, ANNELERİMİZİN YALNIZ BIRAKILMASI…”

0

BEĞENDİM

Silivri’de özel eğitim alanında yıllardır yüzlerce çocuğun hayatına dokunan eğitimcilerden biri olan Can Dağaşan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu kez özel çocuklardan çok onların sessiz kahramanlarına dikkat çekti: Anne ve babalara…

Toplumun çoğu zaman sadece özel günlerde hatırladığı büyük bir gerçeği satır satır anlatan paylaşım, okuyan herkesin yüreğine dokundu. Çünkü yazılanlar bir kutlama mesajı değil; her gün yaşanan ama çoğu zaman görülmeyen bir hayatın içinden gelen gerçeklerdi.

Can Dağaşan paylaşımında, özel bireylerin başarılarının artık toplum tarafından daha görünür hale gelmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederken, asıl meselenin “fırsat verilmesi” olduğunun altını çizdi.

Törenlerde, etkinliklerde, sergilerde özel çocukların neler başarabileceğinin bir kez daha görüldüğünü belirten Dağaşan, “O fırsat verildiğinde nasıl parladıklarını hep birlikte görüyoruz” diyerek toplumdaki farkındalığın artmasının umut verici olduğunu söyledi.

Ancak bu kez dikkatleri başka bir yere çevirdi… Kameraların önündeki başarı hikâyelerine değil, o başarıların arkasında sessizce mücadele eden ailelere…
Özellikle annelerin yaşadığı görünmez yükü anlatan satırlar, birçok insanı derinden etkiledi.

Çocuklarını okula bıraktıktan sonra bile rahat bir nefes alamayan, saatlerce okul bahçelerinde bekleyen anneler… Kendi hayatını tamamen evladının hayatına adayan babalar… Yıllardır aynı korkuyla yaşayan aileler…
“Ben öldükten sonra çocuğuma kim bakacak?”
İşte belki de en ağır soru buydu…

Can Dağaşan, ilk öğrencilerinin bugün 40’lı yaşlarına geldiğini ifade ederek bazı ailelerin artık hayatta olmadığını, kardeşlerin bile çoğu zaman bu yükü taşıyamadığını anlattı.
Yetersiz bakım evleri, yaşlanan anne babalar ve giderek büyüyen çaresizlik…

Paylaşımın en etkileyici bölümlerinden biri ise Selimpaşa’da yaptığı bir ziyaret oldu.
Yaşlı bir anne ve özel gereksinimli oğlunun yaşadığı evde karşılaştığı manzara, aslında yüzlerce ailenin ortak hikâyesiydi.

Kapıyı güçlükle açan yaşlı annenin sözleri adeta yürekleri dağladı:

“Can hocam, ne yapacağım ben?

Oğlum için ayakta kalmaya çalışıyorum ama artık olmuyor…”

Bir annenin çaresizliği… Bir evladın geleceği… Ve giderek yalnızlaşan hayatlar…

Bakım merkezlerinin dolu olduğunu, olsa bile ailelerin evlatlarını kilometrelerce uzağa emanet etmeye gönüllerinin razı olmadığını anlatan Dağaşan, bugün en büyük ihtiyacın sadece bina olmadığını söyledi.

“İçinde vicdan olan, merhamet olan, güven olan yaşam merkezleri…”

Belki de bu sözler, Silivri adına önemli bir çağrının başlangıcı olur.

Çünkü bu ilçede hayır işleriyle anılan çok sayıda iş insanı, sanayici ve gönül insanı bulunuyor.
Belki bir gün bir hayırsever çıkar… Belki sadece duvarlardan oluşmayan, içinde sevgi ve güven barındıran bir yaşam merkezi kurulur…

Belki annelerin gözünün arkada kalmayacağı bir sistem inşa edilir…

Bugün özel çocuklarımızın başarısını alkışlıyoruz…
Ama asıl alkışı; gecesini gündüzüne katan, yıllarca ayakta kalmaya çalışan, kendi hayatını evladına adayan anneler ve babalar hak ediyor.

Çünkü bazen asıl engel, bir çocuğun farklılığı değil… O çocuğun ailesinin yalnız bırakılması oluyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.