SEVGİ: HATIRALARIN SESİ, İNSAN OLMANIN EN GÜZEL HALİ

Sevgililer Günü… Kimi için sadece takvimde kırmızı bir tarih, kimi içinse kalbinin en derin yerinden kopup gelen bir duygu. Madem bugün sevginin günü, ben de iki kelam etmek istedim. Çünkü sevgi, insanın içini ısıtan en eski ve en güçlü duygudur. Ne zamana gidersek gidelim, hangi yaşta olursak olalım, sevgi dediğimiz o görünmez bağ hayatın merkezinde durur.
Gençlik yıllarımızı hatırlıyorum… Teknoloji bugünkü gibi değildi elbette. Müzik dinlemek için Walkman taşırdık cebimizde. Kulaklığımızı takar, dünyadan biraz uzaklaşıp kendi içimize dönerdik. Şimdi düşünüyorum da, belki de o zamanlar sevgi daha sade, daha sessiz ama daha derindi. Bir kasetin dönmesi, bir şarkının insanın içine işlemesi bile yetiyordu kalbimizi yumuşatmaya.
Bugün herkes sevgisini farklı şekillerde gösteriyor. Kimi bir çiçekle anlatıyor duygularını, kimi küçük bir armağanla… Kimisi bir mesaj yazıyor, kimisi sadece elini tutuyor sevdiğinin. Sevginin dili aslında hep aynı; değişen sadece ifade ediliş biçimi. Çünkü sevgi, gösterişten uzaklaştıkça anlam kazanır.
Uyumadan önce dinlediğim o sözler hâlâ kulağımda yankılanıyor:
“Şu dünyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Şu dünyadaki en bilge kişi kendini bilendir
Belki de hayatın özeti bu dizelerde saklı. Mutlu olmak için önce mutluluk vermeyi öğrenmek, sevilmek için sevmeyi bilmek… İnsan çoğu zaman mutluluğu uzakta arıyor ama aslında en büyük huzur, bir başkasının yüzünde bıraktığın tebessümde gizli.
Bugün Sevgililer Günü… Evet, çiçekler alınacak, hediyeler verilecek. Ama asıl mesele, sevginin sadece bugüne sığdırılmaması. Sevgi; bir gün değil, bir ömür sürmeli. Bir selamda, bir teşekkürde, bir özürde, bir omuz dokunuşunda yaşamalı.
Eğer bir gün gerçekten herkes sevginin gücüne inanırsa, belki de şu dizelerdeki hayal gerçek olur:
“Bütün dünya buna inansa, bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa birlik olsa
Uzansak sonsuza…”
Belki o zaman dünya biraz daha güzel, insanlar biraz daha merhametli olurdu. Ve biz, en çok ihtiyacımız olan şeyi hatırlardık: Sevmek… ve sevilmeye layık bir insan kalabilmek.
“Diliniz sevgi olsun; çünkü kalbinizden geçen her güzel duygu, dünyayı biraz daha iyi bir yer yapar.”
Gönül Güleç/ 14.02.2026