h Dolar 42,5770 % 0.09
h Euro 49,6317 % 0.09
h Altın (Gr) 5.730,25 %-0,27
a

Deprem Değil, Çürük Binalar Korkutuyor

1

BEĞENDİM

Son günlerde haber sitelerinde sıkça karşılaştığımız manşetler şöyle:
“Silivri’de 6,2 deprem korkuttu…”
“Balıkesir’de 4,5 deprem korkuttu…”
“Kütahya’da 5,2 deprem korkuttu…”

Oysa dürüst olalım…
İnsanı korkutan deprem değil, oturduğu binanın güven vermemesi.
Deprem doğanın gerçeği. Ama çürük binalar bizim hatamız.
Birçok insan yaşadığı binanın dayanıksız olduğunu biliyor. Bu yüzden depremden değil, binanın başına yıkılmasından korkuyor.

Çözüm belli: Kentsel dönüşüm.
Peki vatandaş neden kentsel dönüşümde bu kadar zorlanıyor? Gelin süreci birlikte masaya yatıralım. Çünkü bu süreci birebir yaşamış biri olarak konuşuyorum.

  1. Adım: Kentsel dönüşüm birimi… Bilgi var mı? Tartışılır.
    Vatandaş önce ilçesinin kentsel dönüşüm birimine gidiyor.
    Sorular soruyor, süreç öğrenmeye çalışıyor.
    Ama alınan bilgiler çoğu zaman ya eksik ya da belirsiz.
    Vatandaş “Ne olacak?” sorusunun cevabını net alamıyor.
  2. Adım: Yüklenici firma bulma çilesi
    Ardından yüklenici firma arama telaşı başlıyor.
    Bir tarafta maliyet, diğer tarafta güven problemi.
    Onca kat malikinin aynı anda hem uygun şartlarda hem güvenilir bir firmada buluşması hiç kolay değil.
  3. Adım: Karot, rapor, değerlendirme… Süreç başlıyor
    Firma bulundu, anlaşma yapıldı derken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı binadan karot aldırıyor.
    Rapor çıkıyor ve süreç resmen başlıyor.
    Devletin desteği şu şekilde:
    875 bin TL hibe
    875 bin TL kredi
    18 ay boyunca 8 bin TL kira yardımı
    Kulağa iyi geliyor ama kira desteği, günümüz koşullarında “yeterli mi?” o da tartışılır.
  4. Adım: Asıl masraf burada başlıyor
    Devletten alınan 1 milyon 750 bin TL’lik desteğin ardından
    vatandaşın yüklenici firmaya ödeyeceği tutar geliyor.
    Diyelim ki firmayla 1 milyon TL’ye anlaşıldı.
    Ama bitmiyor…
    Ek masraflar:
    Temel zemini etüdü
    Belediye harçları
    Yapım ruhsatı
    Otopark harcı (bizde daire başı yaklaşık 190 bin TL)
    Üstelik bu harcın %25’i ruhsat aşamasında peşin isteniyor.
    Ödenmezse?
    Binanın inşaatı başlamıyor.
  5. Adım: Yapı denetim ve belediye süreçleri
    Yapı denetim atamalarında yaşanan gecikmeler yetmiyormuş gibi,
    belediyelerde bazı proje onay süreçlerinin ağır ilerlemesi de vatandaşın evine kavuşma süresini uzatıyor.

Sonuç?
Vatandaş korkuyor.
Bilgi eksikliğinden, masraflardan, sürecin karmaşıklığından…
Tüm bunlar birleşince insanlar “çürük binada oturmayı” göze alıyor ama kentsel dönüşüme adım atmakta çekingen davranıyor.

Buna kentsel dönüşüm denmez!

Bu olsa olsa bina yenileme
Gerçek kentsel dönüşüm:
Otoparkı olan,
Yeşil alanı olan,
Çocuk oyun alanı olan,
Sosyal yaşam alanları bulunan bir çevre üretir.

Ama şu an uygulanan model?
Sadece binayı yıkıp yerine yenisini yapmak.
Ne yaşam alanı var, ne nefes alınacak sosyal bir düzen.
Buradan yetkililere sesleniyorum
Vatandaş onca parayı sadece bina yenilensin diye değil,
güvenli, modern, sosyal yaşam alanları için ödüyor.
Kentsel dönüşüm gerçekten dönüşüm olacaksa,
ada bazında,
planlı,
altyapısı güçlü,
yeşil alanı olan bir süreçle yapılmalıdır.
Aksi hâlde bugün “korkutan deprem” diye haber yapmaya devam ederiz.
Oysa korkutan deprem değil…
Bilinmezlik ve güvensizlik.
Kalın sağlıcakla.

Gönül Güleç

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.