8 Mart: Bir Gün Değil, Bir Mücadele
Takvimde bazı günler vardır; sadece bir tarih değildir. İçinde alın teri, mücadele ve hatıralar taşır. Dünya Kadınlar Günü de işte böyle bir gündür.Her yıl 8 Mart geldiğinde “kutlama mı, anma mı?” sorusu sorulur. Bana göre 8 Mart, biraz hüzün, biraz gurur, biraz da vicdan muhasebesidir.Çünkü kadın olmak, çoğu zaman bu dünyada iki kat daha fazla emek vermek demektir.
Engelleri aşmak, önyargılarla mücadele etmek, bazen duyulmak için daha yüksek sesle konuşmak demektir. Hayatın yükünü omuzlarken çoğu zaman görünmeyen kahraman olmak demektir.
Ama kadın dediğin kolay pes etmez.Her düştüğünde yeniden ayağa kalkar.Her kırıldığında yeniden toparlanır.Ve çoğu zaman kimse görmese bile, hayatın en ağır yükünü sessizce taşır.
Tıpkı efsanelerde anlatılan Anka kuşu gibi…Her zorlukta küllerinden yeniden doğar.
İşte bu yüzden güçlü kadınlara olan saygım her zaman büyüktür. Çünkü onlar yalnızca kendi hayatlarını değil, çevrelerindeki insanların hayatını da değiştirirler.
Bir annenin sabrında, bir öğretmenin emeğinde, bir emekçi kadının alın terinde, bir genç kızın kurduğu hayallerde o büyük gücü görmek mümkündür.Kadınlar; sadece hayatın içinde değil, hayatın ta kendisidir.Bu yüzden 8 Mart sadece çiçek verilecek bir gün değildir. Aynı zamanda kadınların emeğini görmek, mücadelelerini anlamak ve hak ettikleri değeri vermek için bir hatırlatma günüdür.
Bugün; emek veren, üreten, direnen, başaran ve hayallerinin peşinden yürüyen tüm kadınların günü.
Kadınlar Günü kutlu olsun.Güçlü kadınlara selam olsun.İyi ki varsınız…