
Silivrispor Kongresi: Umutlar Ertelenmiş, Vicdanlar Online
Silivrispor’da kongre var.
Aslında var mı, yok mu belli değil.
Takvim asılı: 10 Ocak, olmadı 17 Ocak.
Ama içerik?
O her zamanki gibi “sonradan bakarız” rafında.
Kulüp başkanı istifa etmiş.
Olağanüstü kongre kararı alınmış.
Bu ülkede olağanüstü olan tek şey kongreler zaten.
Her biri olağanüstü, sonuçları ise fazlasıyla olağan:
Borç, belirsizlik ve “birileri çıksın artık” duası.
Süleyman Gencoğlu çıkıyor, sakin ama sert konuşuyor.
“Başarı aceleye gelmez” diyor.
Haklı.
Ama Silivrispor’da acele edilmeyen tek şey plan yapmak.
Yine aynı sahne:
Kongre yaklaştıkça telefonlar susuyor,
Son üç gün kala “abi bir liste yapalım” başlıyor,
Son gün herkes birbirine bakıyor,
Ve yük yine birkaç tanıdık omuza bırakılıyor.
Borç Var Ama Konuşmak Ayıp
Kulübün borcu ne kadar?
Kime, ne zaman, hangi faizle?
Bu sorular sorulunca ortam geriliyor.
Sanki borç rakam değil de aile sırrı.
Herkes biliyor ama kimse yüksek sesle söylemiyor.
Gencoğlu’nun dediği gibi;
Geliri elinden alınmış kulüp,
Hedefini neye göre koyacak?
Başkanın cebine mi, yöneticinin sabrına mı?
Ama bunlar kongrede konuşulmaz.
Kongrede konuşulanlar bellidir:
“Silivrispor sahipsiz değil!”
Evet değil…
Ama hesapsız da değil.
Sosyal Medyada Cesur, Salonda Sessiz
Mustafa Aslan çağrı yapıyor:
“Hep söylüyorum, bu kulüp sahipsiz kalmaz.”
Doğru.
Ama sahiplik, beğeni tuşuna basmakla başlamıyor.
Havuz önerisi kıymetli.
Keşke yıllar önce de bu havuz dolsaydı da bugün boğulmasaydık.
Akgün Duru ise barutu ateşliyor:
“Evimi satarım, arabamı satarım ama Silivrispor’u satmam! Adayım!”
Bu bir adaylık değil,
bu bir isyan.
Bu, tribünden değil; yıllarını vermiş birinden gelen “yeter artık” haykırışı.
Ve Nuri Çolakoğlu’nun cümlesi var ki…
Geçmiş zamanın en ağır itirafı:
“Keşke bu birlik mesajları o zaman da verilseydi…”
İşte mesele bu.
Birlik, krizden sonra değil;
kriz gelmeden önce lazımdı.
Sonuç: Gene Hepimiz Haklıyız, Silivrispor Yorgun
Bu şehirde herkes Silivrisporlu.
Ama iş sorumluluğa gelince,
çoğumuz taraftar.
Kongre olacak.
Birileri aday olacak.
Alkışlar atılacak.
Ve büyük ihtimalle,
“hazirana kadar idare edelim” denecek.
Ama Silivrispor’un artık idare edilmeye değil, yönetilmeye ihtiyacı var.
Yoksa bu köşe,
gelecek kongrede
aynı başlıkla yine dolacak.
Ve Silivrispor,
her seferinde biraz daha yorulacak.