h Dolar 32,5868 % -0.63
h Euro 35,0143 % -0.63
h Altın (Gr) 2.438,20 %-0,27
a

Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım 

Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım 
2

BEĞENDİM

2024 yılının Türkiye’sinde, Haldun Taner’in 1964 yılında kaleme aldığı “Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım” adlı eseri hala güncelliğini koruyor. Vicdani ve Efruz’un II. Meşrutiyet’ten 1960’lı yıllara kadar süren serüveni, günümüzde yaşanan olaylarla paralellik gösteriyor ve bize önemli dersler veriyor. Bu köşe yazımda, Taner’in ölümsüz eserini modern Türkiye’ye nasıl uyarlayabileceğini ve bu uyarlamanın günümüz Türkiye’sine ne gibi mesajlar verebileceğini düşündüm.  

Vicdani ve Efruz: Modern Bir Yansıma  

Vicdani, dürüst ve idealist bir karakter olarak karşımıza çıkarken, Efruz kurnaz ve fırsatçı bir kişiliği temsil ediyor. Bu iki karakterin dostluğu, birbirine zıt değerler ve yaklaşımların çatışmasını gözler önüne seriyor. Modern Türkiye’de bu iki karakteri düşündüğümüzde, sosyal medyada, iş dünyasında ve siyasette karşımıza çıkan benzer profilleri görebiliyoruz.  

Bugün de Vicdani gibi dürüst ve idealist insanlarla, Efruz gibi kurnaz ve fırsatçı kişilerin çatışmasına tanık oluyoruz. Vicdani’nin inandığı değerler uğruna ödediği bedeller, Efruz’un pragmatizmi ve fırsatçılığıyla kıyaslandığında, toplumsal bir sorgulamayı beraberinde getiriyor. Bu sorgulama, modern Türkiye’nin hangi yöne gitmesi gerektiği konusunda bize ipuçları veriyor.  

II. Meşrutiyet’ten 2024’e: Değişen ve Değişmeyenler  

II. Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme çabalarının bir simgesiydi. O dönemde yaşanan toplumsal ve politik değişim, halkın bilinçlenmesi ve haklarını araması açısından büyük önem taşıyordu. Benzer şekilde, 2024 yılının Türkiye’sinde de toplumsal ve politik değişim rüzgarları esiyor. Genç nüfusun artan bilinçlenmesi, sosyal medyanın gücü ve bilgiye erişim kolaylığı, modern Türkiye’nin değişim dinamiklerini oluşturuyor.  

Ancak değişmeyen bazı şeyler de var: Bürokratik engeller, yolsuzluklar ve toplumsal adaletsizlikler gibi sorunlar hala günümüzde de varlığını sürdürüyor. Bu bağlamda, “Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım” bize, bu değişmeyen sorunlarla nasıl başa çıkmamız gerektiği konusunda önemli mesajlar veriyor.  

“Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım” eserinin modern Türkiye’ye uyarlanması, tarihten alınacak önemli dersleri bizlere hatırlatıyor. Vicdani’nin dürüstlüğü ve Efruz’un kurnazlığı arasındaki çatışma, bizlere hangi değerlerin peşinden gitmemiz gerektiğini gösteriyor. II. Meşrutiyet’ten bugüne kadar geçen sürede değişen ve değişmeyen sorunlarla yüzleşmek, toplumsal bilinçlenmeyi artırmak adına önemli…  

Haldun Taner’in bu ölümsüz eserini sizlere hatırlatmak, ve “Gözlerimizi kapatıp vazifemizi yapanlardan değil, gözlerimizi açıp gerekeni yapanlardan” olmaya çalışalım.  

Kalın sağlıcakla. 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.